Genel

2025 rekorlarla tamamlansa da potansiyel, kalıcı avantaja çevrilmeli

Küresel ticarette önemi bu­lunan Akdeniz, Ege Denizi ve Karadeniz’e kıyısı bulu­nan Türkiye, İstanbul ve Çanakka­le Boğazları geçişiyle Marmara De­nizi’ne hakim. Asya, Avrupa, Kaf­kaslar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika gibi küresel ticaret akışının yoğun olduğu bölgelerin ortasındaki ko­numuyla Türkiye, stratejik önemi­ni korumaya devam ediyor. Deniz­cilik Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan 2025 yılı verilerine göre Türkiye’nin limanlarında elleçle­nen yük miktarı, 2024’e göre yüz­de 4 artış göstererek 553,2 milyon tona ulaştı. Karadeniz’de yaşanan gelişmeler, Kızıldeniz-Süveyş Ka­nalı hattındaki riskler ve küresel ticareti etkileme ihtimali olan bir­çok jeostratejik krizin gölgesinde geçen 2025 yılında bu seviye Cum­huriyet tarihinin rekoru olarak gös­teriliyor. Aynı zamanda ülke deniz taşımacılığının kaydettiği gelişim ve Türkiye’deki limanların hem dış ticaretin hem de bölgesel lojistik akışların ana taşıyıcısı olma özel­liğini sürdürdüğünün göstergesi olarak yorumlanıyor. Buna ilave, Türkiye Liman İşletmecileri Der­neği (TÜRKLİM) Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Erçelik, 2025 per­formansını kapasite yönetimi, özel sektör dinamizmi ve coğrafi avan­tajın birlikte çalıştığında güçlü so­nuçlar üretebildiğini ortaya koyan bir gelişme olarak değerlendirdi.

Türkiye’nin bölgesinde merkezi konumu, aynı zamanda bir bölge­sel hub’a dönüşme potansiyeli su­nuyor. Orta Koridor, Zengezur Ko­ridoru, Kalkınma Yolu ve Hindis­tan – Ortadoğu – Avrupa Koridoru gibi lojistik hatlara entegrasyon çabaları birçok ülkede hız kazanı­yor. Bu rotalarda Türkiye’nin da­ha etkin olabilmesinde katkı sağ­layacak alanlar arasında liman iş­letmeciliği bulunuyor. Bu nedenle sektör temsilcilerine göre liman­lar, bir stratejik yatırım alanı ola­rak görülmeli ve sürdürülebilir iş­letmecilik için gerekli destekleme mekanizmalarına erişimi sağlan­malı. Sektörün sahip olduğu po­tansiyeli avantaja çevirebilmek için yeşil ve dijital dönüşüm yatı­rımlarının ekosistem içinde mev­zuatla arz-talep dengesinin oluş­turulmalı ve bu dönüşümü gerçek­leştirmekte sektörün finansman ihtiyacı karşılanmalı. Bununla bir­likte limanların kara ve demir yolu ile entegrasyonu sağlanarak, ener­ji altyapısında yenilenebilir enerji dönüşümü gerçekleştirilmeli.

Sektörün 2026 yılında da yeni rekorlar kırması temenni ediliyor. Buna karşın 2026’nın ilk ayı, güç­lü 2025 performansının ardın­dan temkinli olunması gerektiği­ni gösterdi. Ocak 2026’da toplam yük elleçlemesi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,6 geriledi. Tonaj kaybı ise 4 milyon tonu aştı. İhracatta yüzde 17, ithalatta yüz­de 11 düşüş yaşandı. Konteyner tarafında toplam daralma yüzde 6,6 olurken; ihracat yüzde 5, itha­lat yüzde 7,7 geriledi. İhracat kon­teynerleri içinde boş konteyner hareketliliğinin yüzde 31 artma­sı, dış talep zayıflığına işaret eden önemli bir gösterge olarak görül­dü. Liman başkanlıkları bazında Aliağa yüzde 3,3 düşüş yaşarken, Kocaeli’de gerileme yüzde 19,2’ye ulaştı. İlk 10 liman içinde yalnızca Mersin, Ambarlı ve Samsun artış gösterebildi. Bu gelişmeler küre­sel talep koşulları, bölgesel reka­bet ve dış ticaretteki kırılganlık­ların liman performansına hızla yansıdığına işaret etmesi sebebiy­le dikkatle izlenmeli.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu